Şuan da etiketleyemedim ama az önce paylaştığım kağıttaki söz bana ait değildir begenip not ettiklerimden sonradan emek çalmak gibi olmasın iyi akşamlar!

Eski çantalardan çıkan hatıralar

Eski çantalardan çıkan hatıralar

Bir komiklikler bir gülmeceler.
Koca ama gövdesi değil mi?

Bir komiklikler bir gülmeceler.
Koca ama gövdesi değil mi?

Babam ve işi sağolsun böyle mükemmel şeylere hiç para ödemeden erişebiliyorum.
Para verenlere üzülüyorum -.-

Babam ve işi sağolsun böyle mükemmel şeylere hiç para ödemeden erişebiliyorum.
Para verenlere üzülüyorum -.-

Yollar yine yollardayız.
Siyah bir arabanın filmli camlarına meydan okuyan özgürlüğümle sonuna kadar açtım pencereyi.
Radyoda haftasonu eğlenceleri diye disco müziğinden başka bir şey yok.
CD’den en sevdiğim parça çalıyor biraz sonra.
Sonra tam şehrin kalabalığına karışmışken ‘Bir sarılsan bütün gücünle geçer bi günde.’ diyor. İçime geliyor içim gidiyor.
Dalıyor gözlerim bazı bazı.
Aklımda hep aynı soru; ‘Ne zaman sevecek beni?’
Yollar.
Yollar hiç bitmesin.
Günün en sevdiğim zamanı herkes evine çekilmiş ve benim bağıra bağıra şarkı söyleyebildigim yolun ortasında istersem ağlayabilecegim saat.
Fakat ama hayir.
Bu saat günün en yoğun saati.
Saat 8 civarları.
Çevre insan kusuyor adeta her yer dolu her yer insan her pislik.
Bu saatlerde diyorum bu saatlerde kollarında olmalı başım.
Bu saatlerde opuyor olmali dudaklarım yanaklarını.
En masum halimle severken onu sevmeli beni diyorum.
İnanmali bana.
En büyük hayalim o.
Beni en iyi anlayan da o.
Ama çok kavga ettiğim de o.
Ne varsa o.
Yaklaşıyoruz büyük anneme.
Sorsalar anneanneni mi babaanneni mi diye acımasız bir çocuk olur ve babaannemi tercih ederim.
Onun kollarında yine yoğurdu şekerle yiyen Irmak olurum.
Biraz ileride sağda bir hastane gözüme çarpıyor.
Sonraları aklıma geliyor.
O sabah!
Gece gözüme uyku girmeyen o lanet gece.
Kimsenin beni merak etmediği babamın ağladığı gece.
Polislerin bana aynı olayı milyon kere anlattırdığı günün gecesi.
Halbuki bir kere anlatmama bile gerek yokmuş.
O hastane.
O psikiyatri.
Ben iyiyim siz babamı sorun lütfen onunla konuşun dediğim hastane.
Oradan çıkıp koşa koşa okula gittiğim hastane.
3 yıl olmuş be.
3 yıl önce öldürmüşler benim geleceğimi.
Kimse olmadı biliyor musunuz yanımda.
Hiç ama hiç kimse tutmadı ellerimi.
Bir Şevval vardı.
O da kuzum benden daha çok üzülürdü.
Kiyamazdim ona ben kötüyüm demeye.
Ben hep kötüydüm fakat kimse görmedi.

Saçlarımla yüzüm bir olmuyor -.-

Saçlarımla yüzüm bir olmuyor -.-

Ne dersin?

Ne dersin?

Ellerim küçük ellerim soğuk
Ellerim yalnız bir sokak arasında
Ellerim yanlış
Ellerim öyle uzak ki yüzünden
Ellerim ölü

Kadının mavi saçları var.
Neden dediklerine tek bir cevabı var. Ama lütfen önce güzel bir parça eşlik etsin kulaklarınıza.
Adamla daha tenleri bir olmadan sesinde duyduğu o tonu görmek istemişti her yerde.
Vücudunda,yatağında,kitabında her yerde!
Senelerdir aradığı ruhunun rengini bulmuş bir kadındı o.
Gökyüzünü sanki seneler geçmiş de aynı evin farklı camlarından yağmurları izliyor gibi izlediler birkaç gece.
Farklı şehirlerde aynı gökyüzü altında izlediler.
Gökyüzü kadının yorganı oldu geceleri.
Adamın kolları gibi sardı örttü tüm vücudunu.
Gece mavisi buradan gelirdi saçlarına.
Ne bir film ne de başka bir etki.
Hepsi içindeydi ikisinin.
Doğuştan geceydiler.
Ve gecenin en güzeli,
Gece mavisiydiler
Her dolunay.

1nartanesi:

Necati Cumalı

1nartanesi:

Necati Cumalı

Hala ayicikla uyuyorum. Ne kadar yalan isteyebilirim ki Ege’nin beni sevmesini?
Yalan değil işte gerçek sevsin beni ^^

Hala ayicikla uyuyorum. Ne kadar yalan isteyebilirim ki Ege’nin beni sevmesini?
Yalan değil işte gerçek sevsin beni ^^

Bir gün demiştim ‘geceye gün getiren adamdın ne oldu sana?’ diye.
Geceleri özledim adam bırak aydınlığı.
Seninle en ücra köşelerde ağza alınmayacak aşklar yaşamayı özledim.

Yarım kalmış cümlelerin hepsi
Avluda sıralanmış yolculuk bavulları
Gidiş biletleri dönüş istenmeyeninden.

Saat bu.
Uykuma eşlik ediyorsun.

Çoğu zaman kurduğum cümleler bana bile saçma geliyor.

view archive



Bence de sor

Buyur Buyur